16 Ekim 2019 Çarşamba 07:46:51

telephone

90 232 262 99 88

printer add

90 232 262 99 40

email

Bu e-Posta adresi istenmeyen posta engelleyicileri tarafından korunuyor. Görüntülemek için JavaScript etkinleştirilmelidir.

Prev Next

Bayraktar’dan İzmir’de dönüşüm yol haritası

Bayraktar’dan İzmir’de dönüşüm yol haritası
ABD'deki ünlü düşünce kuruluşlarından Brookings Enstitüsü'nün, dünyanın en büyük 200 metropol ekonomileri arasında yaptığı araştırmada, İzmir’in listenin dördüncü sırasında yer alması, EXPO 2020 adaylığı, İzmir-İstanbul otoyolu, liman inşaatları, birçok bakanın İstanbul yerine yatırım alanı olarak İzmir’i göstermesi, kente olan ilgiyi artırdı. Dünya metropolü olma yolunda ilerleyen, ticaret, sanayi, eğitim gibi birçok alanda önemli gelişmelerin yaşandığı binlerce yıllık ticaret merkezi olan kentte, adeta yatırım yağmuru yaşanıyor.

DEVLER SIRADA BEKLİYOR
İstanbul'un yatırımlarda belli bir doyum noktasına ulaşması, yapılan pazar analizlerine göre, gelir seviyesine oranla konut, alışveriş merkezi, hastane, özel okul gibi yatırımlarda Türkiye'de sadece İzmir'de arz açığı bulunduğunun belirlenmesi yatırımcının iştahını kabartıyor. Son olarak Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar’ın İstanbul’da müteahhitlere İzmir’i adres göstermesi, ilgiyi daha da artırdı. Erdoğan Bayraktar’ın, İstanbul’da büyük gelirler elde etme devrinin son erdiğini dile getirip “Bundan sonra müteahhitlerin İzmir’e yatırım yapma zamanı gelmiştir” demesinin yankıları sürüyor.
İstanbullu müteahhitlere yatırım adresi olarak İzmir ve çevresindeki illeri hedef gösteren Bakan Bayraktar, İzmirli müteahhitlerin “İzmir'in işlerini İzmirliler almalı. Kendi pastamızı kendimiz yemeliyiz” şeklindeki açıklamalarını Ege Star’a değerlendirdi. Soruları yanıtlayan Bakan Erdoğan Bayraktar, İzmir’de yapılacak dönüşüme en büyük desteği yine İzmirli müteahhitlerin vereceğini vurguladı.
“BU PROJE, HAYALLERİN ÜSTÜNDE, ÇOK GENİŞ KAPSAMLI BİR PROJEDİR”
Erdoğan Bayraktar, “Biz bu konuya müteahhitlerimiz ve sektörün içinde bulunanlar açısından sadece bir rant olarak bakmamaktayız, bakamayız da. Bu proje, aynı zamanda bir sosyal sorumluluk projesidir. Topyekûn afetten kurtulma hamlesidir. Elbette ki İzmir’de yapılacak dönüşüme en büyük desteği, İzmirli müteahhitler verecektir, en çok işi onlar yapacaktır ve şehrine sahip çıkacaktır. Ancak bu proje, hayallerin üstünde, çok geniş kapsamlı bir projedir. Bu nedenle bu projeye her kesimden desteğe ihtiyacımız bulunuyor”diyerek İzmirli müteahhitlerin kafasındaki soru işaretlerini giderdi.
İzmir’de altı bölgenin ‘Kentsel dönüşüm ve gelişim alanı’ ilan edildiğini hatırlatan Bakan Bayraktar, Bakanlar Kurulu’nda olan ve ilan edilecek alanlarla birlikte bu sayının 10’u geçeceğini de açıkladı. Kentsel dönüşüm çalışmaları çerçevesinde İzmir’in her yerinin şantiyeye döneceğini dile getiren Bayraktar, “Ama bu işin sonunda sanayinin yanı sıra ticaret ve özellikle turizmde de marka bir şehre kavuşacağız. Bunu yaparken İzmir’de ciddi manada yapı malzemesine, kalifiye elemanlara ihtiyacımız olacak, kente istihdam açısından da hareket gelecektir” dedi.
“DÖNÜŞÜMÜN LOKOMOTİFİ BELEDİYELERİMİZ OLACAK”
Yerel yönetimlerin zaman zaman bazı dönüşüm projelerine onay alamadıkları yönünde eleştiride bulundukları yönündeki soruyu da cevaplandıran Bakan Bayraktar, Bakanlığa sunulan projelerde müthiş derecede artış gözlendiğini belirterek, “Bu projeleri Ankara’dan biz yapmayacağız, elbette sonsuz desteğimizle belediyeler yapacak. Dönüşümün lokomotifi belediyelerimiz olacak. Belediyelerimiz tarafından kanun gereğince kentsel dönüşüm alanlarının belirlenmesi, bu alanların coğrafi, jeolojik, sosyo-ekonomik ve kültürel yapısına uygun, çevre ile dost, tarihi ve kültürel dokusu ile barışık projeler geliştirilerek önümüze getirilmelidir. Ancak belediyelerimizde, henüz kentsel dönüşüme uygun bir dönüşüm kültürü oluşmadı. Bazı belediyelerimiz bu yolda çok ilerlemişken bazıları henüz yolun başında. Biz onlara yol gösteriyoruz, projelerinin eksiklerini tamamlayanları hiç bekletmeden Bakanlar Kurulu’na sunuyoruz” diye konuştu.
6306 Sayılı Kanun ile bir ilke imza attıklarını ifade eden Bakan Bayraktar, ilk defa bu kanunla olası afet risklerine karşı önceden tedbir almak, kentsel standartların oluşturulması ve sosyal, ekonomik koşulları iyileştirmek için düzenleme yapıldığını hatırlattı. Kanun’un uygulamaya girmesinden sonra bir süre ikincil mevzuatlarla meşgul olduklarını da söyleyen Erdoğan Bayraktar, “ Bunu yapmak zorundaydık, ancak daha sonraki aşamada manzaranın ana hatları belirlendikten sonra artık içini doldurmaya başladık” dedi.
Bayraktar, kentsel dönüşümü, ülkemizin öncelikli ve olmazsa olmaz meselesi olarak gördüklerinin altını çizerek şöyle konuştu: “Şehirlerimizin marka değerini arttırmak suretiyle hem yurt içinden hem yurt dışından daha fazla turist çekerek bu şehirlerin gelirlerini ve dolayısı ile refah seviyesini daha yukarılara çıkarmalıyız. İstanbul’da büyük gelirler elde etme devri bitmiştir. Bundan sonra müteahhitlerimizin İzmir’e yatırım yapma zamanı gelmiştir. Kanunun temel amacı, elbette topraklarının yüzde 96’sı deprem kuşağında olan ve deprem riskinin yüksek olması nedeniyle can ve mal kaybının yüksek olduğu ülkemizde, doğal afetler içinde büyük yer tutan depreme karşı gerek yapım teknikleri, gerekse kullanılan malzemeler açısından günümüz en son teknolojilerine uygun şehirler kurmaktır. Bunun yanında, enerjisini verimli ve tasarruflu kullanan, çevreye saygılı, ulaşım, okul, cami gibi sosyal ihtiyaçlara cevap verebilecek, orada yaşayacak insanların her türlü ihtiyaçlarını gözeten yaşam alanlarına sahip, ayrıca tarihi, kültürel ve turistik özelliklerini öne çıkararak dünyada markalaşmaya yönelik şehirler kurmak istiyoruz”

SANCAK: BİZ BUNU 8 YIL ÖNCE GÖRDÜK
İstanbul’dan İzmir'e gelerek ilk A Plus konut ve işyeri yatırımlarına imza atan Folkart Yapı'nın Yönetim Kurulu Başkanı Mesut Sancak, “Biz kentin potansiyelini 8 yıl önce gördük. İstanbul’un gayrimenkul sektöründe doyduğunu, taştığını biliyorduk. Yeni yatırımcıların ardımızdan buraya geleceğine inandık. İzmir'i, İstanbul'un tek alternatifi olarak görüyorum. İstanbul'un artık dolduğunu görüyoruz. İstanbul-İzmir otoyolunun bitmesiyle 5 yıl içinde hem kent merkezi, hem çevredeki tatil beldeleri hareketlenecek. İzmir'in gelecek 5 yılda çok parlak bir geleceği var. Bu düşünceyle yola çıktık. Bugün ne kadar doğru bir karar verdiğimizi görüyoruz. Sayın Bakanımız Erdoğan Bayraktar da bunun aynısını söyledi. Özetle, coğrafi yapı olarak, turizm, ticaret, liman yatırımları, ulaşım, tarih, iklim, kısacası her şeyiyle İzmir, İstanbul’un tek alternatifi. Diğer iller, alternatif olamaz” dedi.
“İZMİR’İN ADRES GÖSTERİLMESİ DOĞAL”
Mesut Sancak, Türkiye'de büyük oyuncuların tamamının İstanbul'da yatırımlarının bulunduğunu, ancak İstanbul'da satış bekleyen 400 bin konut olduğunu ifade etti. İstanbul'da sanıldığı gibi “peynir ekmek gibi konut satılmadığını” söyleyen Sancak, İzmir’in adres gösterilmesinin doğal olduğunu belirtti. Sancak, İzmir'de kaçak yapılaşma oranının diğer büyük kentlere göre daha yüksek olduğunu, bunun yanı sıra sahil bandındaki yapıların da depreme dayanıksız olması sorunu bulunduğunu ifade etti. İzmir'de, büyük bir deprem olması halinde, bunun sonuçlarını tahmin etmenin çok zor olacağına işaret eden Sancak, İzmir'in bu konuda ihtiyaçlarının, İstanbul'a göre daha öncelikli olduğunu da vurguladı. Sancak, İzmir'in vereceği kentsel dönüşüm mücadelesinde, aktif rol almak istediklerini söyledi.
Sancak, İzmir'e denizden bakıldığında kaçak yapıların en değerli arsalarda yapılanmış olduğunun görüleceğine de işaret ederek, bunun kentsel dönüşüm açısından bir avantaj olduğunu da kaydetti.
“REBAKET, KALİTEYİ GETİRİR”
Kente sektörlerinde yeni oyuncuların gelmesinin sıkıntı yaratmayacağını da kaydeden Sancak, “Bir yerde birisi başladığı zaman ikincisi ondan daha iyisini yapmaya çalışır, bir adım öne geçmeye çalışır. Böyle bir yarış olur. Bir bakarsınız o şehrin silüeti bambaşka bir hale bürünmüş. Dubai örneği gibi. Dubai, son 20 yılda büyük yatırımcıların proje yarışıyla ortaya çıkmış bir şehirdir. Umarım İzmir'de bu yarış ruhu herkeste olur. Hem İzmirli, hem dış yatırımcılar daha da cesaretlenir. Çünkü yarış rekabeti, rekabet de kaliteyi getirir” dedi.

TÜRKİYE’NİN EN YÜKSEK GECEKONDU SAYISI İZMİR’DE
İzmir'deki konut ve diğer inşaat projelerine olan ihtiyacın, İstanbul'a göre çok daha yüksek olduğunu belirten Sancak, "İzmir, gelir seviyesi yüksek 4 milyonluk bir kent olmasına rağmen nüfusuna oranla Türkiye'nin en yüksek gecekondu sayısına sahip. Gelecek 20 yılda kent yenileme projeleriyle ilgili yapılacak çok fazla iş var. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'nın da kent yenileme işinde İzmir'i pilot seçmesi kent için büyük şans. Gelecek aylarda kent yenileme işi ciddi hız kazanacak. Biz kent dönüşümüne adayız. Davet gelirse kaçak yapılaşmanın yoğun olduğu bölgeleri yıkar, yenisini yapar hak sahiplerine veririz” diye konuştu.

KAVUK: BAKAN BEY’İN SÖZLERİ DOĞRU
Kavuklar Gayrimenkul Geliştirme Grubu Başkanı Metehan Kavuk, Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar’ın yatırım için İzmir’i adres göstermesini değerlendirdi. Metehan Kavuk, grup olarak İzmir’in yatırım anlamındaki açığını ve inşaat sektörünün gelecek vaat ettiğini 2006 da gördüklerini belirterek, "Bizden önceki jenerasyonun yaptığı her yatırıma baktığımızda yatırımın sebepleri var. İzmir’in de her zaman stabil bir büyümesi olmuş, hiç küçülmemiş bu şehir. Geride kalsa bile, hiç küçülmemiş. Son 3 yılda ise en hızlı büyüyen şehir. Bunun etkilerini zaten 2000’lerin başında piyasaya hissettirme başlamış. Krizde bile kendi durmadı, herkes küçülürken hafif büyümesini gösteren, daha rahat bir şehir olarak gördük. Biz daha ılımlı, sakin ne yaptığını bilen firma öngörüsü olduğu için pazarın çok hızlı hareket ettiği noktada İzmir piyasasından çıkıp da başka pazara gitmeyi düşünmedik. İzmir’in bize daha değer vereceğini, bunun gerekli olacağını hala bunu öngörüyoruz. Orta vadede büyük bir getirisi olduğunu öngörüyoruz. Bakan beyin sözleri doğru, çünkü İstanbul’un arzı şu an öngörülenden çok yukarıda. Yasa da bunun etkileriyle oluştu. Arzın yükselmesinden dolayı talebin karşılayamayacak olmasından dolayı KDV yasası çıktı. ‘Popülasyon 14 milyon, şu kadar konut düşüyor, bu kadar fazla var’ deniyor, 3 kişiye bir konut gibi görünüyor. Sektördeki arzı biraz yavaşlatmak doğru. Fiyatlar yukarı geldi, biraz oturması lazım. Ancak 5-10 yıl içinde Türkiye’nin, Avrupa’nın en gözde ülkesi İstanbul’un da New York’tan, Paris’ten, Moskova’dan çok daha gözde bir kent olacağına inanıyorum" diye konuştu.

Metehan Kavuk, Bakanın İzmir’i işaret etmesine ise “Sayın Bakan, İzmir ve bazı diğer illeri işaret ederken doğru bir işarette bulundu; çünkü bu kentlerin şu an patlayabilecek potansiyeli var. Altyapı hazır, insan gücü hazır, ‘Gidin yapın’ dedi; çünkü talep fazla. Her projeye çıktığımızda talebe bakıyoruz, gerçekten bir proje bu kadar hızlı satılmamalı. Hızlı satıyoruz. İzmir daha fazlasını hak ediyor. Marka değeri çok yüksek. Türkiye’deki algısı İzmirliyim dediğinizde, piyasanın bir bakışı var. ‘Ben de oraya taşınayım, ben de ev almak istiyorum’ diyorlar. Dingin, ılımlı, insanı çok güzel, rahat ediyorsunuz, otomobilde stres altında değilsiniz. O denge inşallah kent biçimini daha iyi yoğrulur" dedi.

Kavuk, yabancı yatırımcı gelmesini olumlu karşıladıklarını belirterek, “Dışarıdan gelen yatırımlar nezdinde de onları kucaklayalım ki ülkeye, şehre bir sermaye girdisi olsun. Uluslar arası birini getirsek de İzmir’in marka değerini tüm ülke genelinde bir yukarı çekelim, diye değerlendiriyoruz. Bu marka değeri o kadar önemli ki bu ülke zenginleştikçe, benim şehrim zenginleştikçe ben bir şey kazanırım. Şehrimizin zenginleşmesi için elimizden ne geliyorsa yapalım diyoruz” diye konuştu.

Kentsel dönüşüm konusunda çok hassas olduklarını da kaydeden Kavuk, Altındağ'da yapacakları bin 100 konut projesini hatırlatarak, "O proje bölgenin kaderini değiştirecek. Biz zaten o noktada devam etmeye niyetliyiz. Ulusal anlamda birçok yatırımcıyı kentsel dönüşüm projesine sokacağız" dedi

DEPREM GERÇEĞİ UNUTULMAMALI
Dokuz Eylül Üniversitesi (DEÜ) Deniz Bilimleri ve Teknolojisi Enstitüsü Deniz Bilimleri Ana Bilim Dalı Başkanı, jeofizik ve sismoloji uzmanı Prof. Dr. Atilla Uluğ, İzmir'deki ve tüm Türkiye'deki yapıların çoğunun dayanıksız olduğunu ifade ederek kentsel dönüşümde önceliğin bu binalara verilmesi gerektiğini söyledi.
İzmir Valiliği yetkilileri ile İnşaat Mühendisleri Odasından uzmanların İzmir'in 4 bölgesinde binaları incelediğini hatırlatan Uluğ, “Alaybey, Manavkuyu, Basın Sitesi gibi bölgelerde yapılan araştırma sonucu alınan ortalamada 100 binadan 3'ü iyi durumda çıktı. Yüzde 47-48'i idare eder, ancak yüzde 50'si çok kötü durumda. Türkiye'deki yapıların genel durumu böyle. 1999'dan sonra çıkarılan yasalar da yeterli olmadı. Malzeme kalitesi değişmiş olsa bile bina kontrolleri yine ahbap çavuş ilişkisiyle yapılıyor” dedi.
Kentsel dönüşümde önceliğin az katlı gecekondular olmaması gerektiğini ifade eden Atilla Uluğ, “Tek katlı gecekondu depremde yıkılmaz ama sağlıksız binalar yıkılır. Bu da can ve mal kayıplarına neden olur. Kentsel dönüşümde mutlaka bunu göz önünde bulundurmalıyız. Türkiye'deki sağlıksız eski binaların yıkılıp yerine yenilerinin inşa edilmesi gerekiyor” diye konuştu.
Uluğ, depreme karşı alınacak en önemli önlemin kent yenileme projeleri olduğunu belirterek, “Yapacak tek şey ya İzmir başka bir bölgeye taşınacak ya da kent deprem master planı dahilinde depreme hazır hale getirilecek. İzmir'in bu afetlerden tek kurtuluşu bilinçli ve düzenli bir kentsel dönüşümden geçiyor” dedi.

NASIR: YEREL YÖNETİMLER ‘YEREL’ TERCİH EDECEK
Erdoğan Bayraktar’ın açıklamalarının ardından konuşan ve İzmir’in tamamını dönüştürecek potansiyele sahip bir yapıya sahip olduklarına dikkat çeken Müteahhitler Federasyonu Başkanı Necip Nasır, “Güç birliği yaparak daha büyük çaplı projelerle katma değerin İzmir’de kalması ile ilgili çaba göstereceğiz. Katma değerin İzmir’de kalması İzmir’in ekonomik anlamda daha hızlı gelişimine etmen olacaktır ve diğer sektörleri de olumu etkileyecektir. Yerel avantajlarımızı kullanarak rekabet gücümüzü arttıracağız. Yerel yönetimler ve İzmirli vatandaşlar yerel müteahhitleri tercih edecek. Güç birliği halinde hareket etmemiz İzmir’in ekonomisinin güçlenmesini ve gelişimine katkı sağlayacak” dedi.
“KAMUNUN FAZLA PARA HARCAMASINA GEREK YOK”
Nasır, hem özel sektörün hem yerel yönetimlerin kentsel dönüşümde hızlı hareket etmesini planlama safhasının hızla yapılmasını istediklerine değindi. Kentin sorunlarını en iyi bilen yapı olan ilçe belediyelerinin planları hazırlaması gerektiğini kaydeden Nasır, “Bunun dışında ilgili tüm kurumların da İzmir’in yer altı fay haritalarını yapması ve özel sektörün önünü açacak alt yapının hazırlanması gerekiyor. Bizim beklentimiz yer altı fay haritalarını çıkarıp ilçe ilçe, bölgesi ve tarihi geçmişi ile bir bütün şekilde planların hazırlanması lazım. Biz İzmir’i 10 yılda arzu edile noktaya getirebilecek arzu ve güçteyiz. Kamunun fazla para harcamasına da gerek yok” şeklinde konuştu. (Ege Star Gazetesi)

MÜFED' de Yeni Başkan İsma…

MÜFED' de Yeni Başkan İsmail KAHRAMAN

MÜFED'de bayrak değişimi MÜFED Başkanı Necip Nasır’ın AK Parti’den milletvekili...

MÜFED’de bayrak değişimi

MÜFED’de bayrak değişimi

İzmir inşaat sektörünün önemli sivil toplum kuruluşlarından Müteahhitler Federas...

Tapu Harcı Ve Kdv İndirimi…

Tapu Harcı Ve Kdv İndirimi Kalıcı Olsun” Temennisi

Maliye Bakanlığı’nın konut teslimlerinde uygulanan yüzde 18’lik KDV oranını, 31 ...

üye dernekler Gamiad İmder Nbg Tomiad Çimiad Bamad

camiad

mider